jump to navigation

Küçük bir kaçamak> Sanda Spa 23 Kas 2011

Posted by evaciton in Uncategorized.
Tags: , , , , , , , , , , ,
trackback

Philips Avent’in düzenlediği Philips Avent ile küçük bir kaçamak vardı ya, hani kaybolarak uzun yollardan İstinye Park’a varmıştım, gittiğime de değmişti. Sonrasında bir Bahar Temizliği ile kendimizi ödüllendirmiştik.

Geçenlerde Philips Avent’in blogger toplantısı çıkışında bizlere hediye ettiği Sanda Spa masajı paketi takıldı aklıma. Hakkım var kullanayım bir zahmet.  Son dönemlerde boynum tutulmuş, bir masaj fena olmaz hani.

Gözümün önüne koymuştum, ama ortada yok. Ara babam ara. Meğer çekmeceliğin arkasında düşmüş, sıkışmış bir vaziyette buldum onu nihayet.

Paketimi hemen açtım baktım, neyseki son tarihe daha var. Ama geçirmeden kullamak lazım. Son tarihi 24 Kasım imiş, ne kadar manidar bir tarih değil mi? Yarın öğretmenler günü 🙂

Neyse önce Salı’ya ayarlamıştım randevuyu, ancak kuzu hastalanınca mecburen bugüne erteledim. Hastalandı dediğime bakmayın ateşi 1,5 gün sürdü. Pazartesi ve salı evde dinlensin dedik, ama bir salı bütün gün evde birlikte oturunca bana geldiler. Salı günü de istediği saate uyanmasını bekledim, ateşsiz kalkınca okula götürme niyetiyle yola çıktım, ama “Okula gitmek istemiyorum” diye tutturunca o gün bizim için dışarıda bir anne kuzu kaçamağı oldu.

Görüyorsunuz yazı KAÇAMAK dolu 🙂 Onu da attım ortaya madem bu yazıdan sonra yazarım.

İlk masajımı balayında Antalya’da gittiğimiz bir otelde yaptırmıştık, hatta ilk defa orada hamam sefası deneyimlemiştk. Tabii ki turistik bir hamam idi:) Arada bir de unuttuğum bir Akupunktur tedavisi maceram var; oraya gittiğimde bütünsel tedavi amaçlı masaja da giriyordum. İyi geliyordu, kaça yapıyordu bir sorayım 🙂

Neyse girdim içeri, verdim hediye paketimi. Önce ikramda bulundular; bal, zencefil ve limon karışımı içecek. Zencefil öyle bir yakıyor ki, masaj seansına girmeden önceki süre kısa olduğu için bitiremedim. Ben evde kuzunun öksürüğü için de Kestane balı ve zencefil denemiştim, Kuzu “Anne bu acı” dedi 🙂

Sonra beni bir soyunma odasına yönlendirdiler. Dolapta kendinden kilitlene dolaplar. Açtığınız zaman size özel temiz bonoz, terlik ve tek kullanımlık külot. Bunları giyip masaj odasına gidiyorsunuz. Saati filan unutmuşum, çıkarttırdı

Beni boynumu, kafamı, ayaklarımı havlularla besleyerek özenle masaya yerleştirdikten sonra “Are you comfortable? diye sordu. “Yes I am” dedim.

Fonda dalga sesleriyle klasik müzik karışık. Oda loş.

“Özellikle problemli bir yerin var  mı?” diye sordu, boynumu ve sırtımı gösterdim. Hakikaten kaslarım öyle bir sertleşmiş ki, masöz abla, kırık İngilizcesiyle “Beucuse of stress, your muscles became like a stone” dedi. Dokunduğu yerler sıkı ağrıyordu. Bir süredir tutuluş olan boynumu bu msaja rağmen sola rahat döndüremiyorum diyeyim siz anlayın.

Başta masöz ellerini gezdirince “Elleriniz çok soğuk”deyiverdim 🙂 Masaj yapılırken masözün elleri yılan gibi bir devinim yaratıyor sanki. Masajın sihirli bir etkisi var, yumuşak dokunuşlar esnasında masajı yapanın iki değl de sanki birden çok eli var sanıyor insan. Sonra masanın etrafına sürekli dolaşıyor gibi. Bir an bir yerde sonra ötekinde, ama masajın akıcılığı esnasında yer değiştirdiğini anlamıyorsunuz bile.

Ayaklarımı bacaklarımı tek tek çekiştirdi, topuklarıma vurdu. 

Masaj bittikten sonra sırtıma sıcak bir havlu serdi, ne ala memleket. Diğer tarafa çevirdi. En son kafamı saçlarım dahil iyice bir sıvazladı.

Bitişte “Duş almak ister misiniz?” diye sordu. İstemedim. Aslında iyi olurdu, ama bu fikre o anda hazırlıklı değildim. Sonrasında eğer doğrudan eve gitseydim yapacağım şey kesinikle bir duş alıp uzanmak olurdu.

Neyse beni “Relaxing” odasına götürdü. Dilimlenmiş yeşil elma ve bir bardak su ikram ettiler. Sıcak bir uygulamadan sonra odanın havalandırması beni biraz üşüttü. Ben de uzandığım yeri değiştirerek bir 15 dakika orada geçirdim.

Kendimi biraz daha şımartabilme imkanım olsaydı yapacaktım. En fazlası şu oldu, kendimi şımartırken valeye teslim ettiğim arabam da iç dış yıkama gördü ve rahatladı 🙂

Aklınızda bulunsun, Trio Hillside’a gittiğiniz zaman arabanızı Vale’ye vermeniz gerekmiyor, ücretsiz otopark var. Ama vale bey bana iç dış yıkamadan bahsedince ben içerde kendimi ödüllendirirken, arabam da ödüllensin dedim 🙂

Reklamlar

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: