jump to navigation

Yuva için erken mi? 06 Nis 2012

Posted by evaciton in Eğitim.
Tags: , , , ,
trackback

Sena’nın yazdığı Yuvaya hazır mıyız? yazısını okurken, ister istemez bizim geçirdiğimiz aşamalar aklımdan geçti.

Bugüne kadar gözlemlerimde iki tip anneyle karşılaştığımı düşünüyorum :) Yuvayla çocuğunu bir an önce tanıştırmak isteyenler, ve çocuğundan ayrılmak istemeyenler.

Yuvayla çocuğunu tanıştırmak isteyenler ya çalışıyorlar, ya da Sena’nın da yazısında belirttiği gibi “Biz onlara bir yere kadar yetiyoruz” güdüsüyle hareket ediyorlar.

Her anne yaratıcı olmak durumunda değil. Yaratıcı olsan bile enerjin bir yere kadar yetiyor. İster yaratıcı ol ister olma, çocukların duygusal ve sosyal  gelişimleri ve hastalıklara bağışıklık kazanmak için yuva gibi bir ortamda mutlaka bulunmalılar diye düşünüyorum. Zira onlar da aynı bizler gibi, yaşıtlarıyla sosyalleşmek istiyorlar ve aynı bizi taklit ettikleri gibi birbirlerini de taklit ederek birbirlerinden öğreniyorlar.

Çocuk şimdi yavaşça ayrılmazsa ilkokula gelince aniden mi ayrılacak? :)
Ben ilkokula başladığım gün bazı çocukların ağladığını ve annelerin ayrılamadığını anımsıyorum :) Kendim naptım hatırlamıyorum, ama öncesinde yuvaya gitmiştim. O yuva kurumsallaşmış ve hala devam ediyor.

Elbette belli bir yaşa kadar birlikte değil paralel sistemde oynuyorlar. Yine de sosyalleşmeye ihtiyaçları var. Okul psikologumuz çocuklarımızın, hem arkalarını döndüklerinde annelerinin ve babalarının orada olduğunu bilmeye hem de onlardan bağımsız olmaya ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Yani bir başka deyişle “Gitmek isterler, ama döndüklerinde sizi bıraktıkları yerde bulmak isterler” diyor.

Yuva, parktan sonra böyle bir deneyime adım atmak, ebeveynle yapışık kardeş olmaktan ayrılmak, sosyalleşmek ve ayrıca akran eğitimine maruz kalmak anlamına geliyor.

Çocuğunuz yuvadan uçmaya hazır mı yazımda belirttiğim gibi, okulların annelere ilk sorduğu soru “Siz çocuğunuzdan ayrılmaya hazır mısınız?” :)

Akran eğitimi çocukların bazı şeyleri birbirlerinden görerek ve taklit ederek öğrenmeleri anlamına geliyor. Bezli bir çocuğun bezinden ayrılması, tuvalet eğitimini alması, ellerini yıkaması, yemeğini masada herkesle birlikte yemesi, bütün bunları yaparken sıraya girmesi ve beklemesi gibi belli başlı toplumsal kurallara uymayı öğreniyorlar.

Bunları bizler çocuklarımıza aktarıoruz ama bizimleyken öğrendiklerini doğrudan görmüyoruz, çünkü evde bize nazları geçiyor :). Ama okulda bizden gördüklerini uyguluyorlarmış, hem de daha fazlasını öğreniyorlar.

Okula aşamalı olarak alıştırmak

1,5 yaşında beri aşama aşama okula alışıyoruz. Haftada bir Early Steps’te anneli grupla başladık. Devam edebilseydik İngilizceyi şakır şakır öğrenmiş olacaktı, bir takım sebeplerden olmadı. Bir yazımda kısmetse buna da değineceğim.

Ardından Ezo Sunal ile tanıştık ve haftada üç kere ikişer saatlik annesiz oyun grubuna başladık. Çocuklar oynarken biz anneler başka bir odada bekledik. Ancak minik kuş dönemin sonuna doğru oraya gitmek istemedi. Bıraktık ve başka okula gideceğiz demeye başladık, ama o daha gitmezken “Okula gidiyorum” demeye başladı.

Annelerden biri Sena’ya “İlk birkaç gün yanında gitmeyi planlıyor musun yoksa bırakıp kaçacak mısın?” diye sormuş. Sena da “Ben kaçmaktan hoşlanmıyorum, kesinlikle bekleyeceğim. Konuşacağım, kabul edeceği örnekler vereceğim. Uzun sürer ama kabul eder.” demiş.

Bu konuda endişeniz olmasın, zaten bilinçli ve bu konuda deneyim sahibi olan okullar çocukları okula aşamalı olarak alıştırarak başlatıyorlar. Öyle pat diye çocuğu okulda bırakıp arkanıza bakmadan gitmiyorsunuz.

Kuzu 3 Yaşını bitirdi ve Eylül’de gerçekten bir başka okula başladık. Yukarıdaki paragrafta yazdığım gibi bizim okulun müdürü de, ilk hafta herhangi acil bir durum olması halinde biz annelerin okula hemen ulaşacak durumda olmamızı önemle tavsiye etti. Aramızda ilk defa yuva başlayan çocuklar olduğu gibi, bizim kuzu gibi önceden hem başka yuvada veya geçtiğimiz yılı aynı yuvada geçiren kıdemli çocuklar da vardı. Ama okul müdürümüzün tavsiyesi istisnasız bütün anneler için geçerliydi. İşte bu sebeple bizler de okul civarlarındaki kafelerde çağrılmaya hazır ve nazır vaziyette bekledik.

İlk bir ay yarım gün ile başladık, sonrasında tam gün olarak devam ettik. Çocuklar kendini belli ediyorlar zaten. Yaş grubumuzdan bazı çocuklar halen yarım gün gelirken, bazıları aşamalı olarak tam güne döndüler. Ayrıca ilk ayda tek yön olarak başlayan servis, ikinci ayda iki yönlü oldu. Yıl boyunca servise aşamalı olarak katılan gerek 2008 gerek 2009 doğumlu çocuklar oldu.

Özellikle servisle erken gittiği için bazen kendi kendimi okul için erken mi diye sorguladığım olmuyor değil. Ancak yaş 3,5. Gelişimini ve veli toplantılarında öğretmenlerin paylaştığı sonuçları gördükçe babamızla birlikte bu konuda doğru kararı verdiğimizi anlıyoruz.

Anneler, çocuğunuzu okula göndermeye karar vermek için önce onu ve ihtiyaçlarını gözlemleyeceksiniz. Elbette iç sesinizi dinleyeceksiniz, ama bunu yaparken bir anne olarak çocuğunuzdan ayrılmama güdülerinizi lütfen kapalı konuma getirin 🙂

Bir çok anne aslında çocuğundan ayrılmaya kıyamadığı için tereddüt ediyor. Çünkü her anne, babalar ve hatta bazı durumlarda anneanne ve babaanneler dahil olmak üzere, kendilerinden başka herhangi birinin küçük bebeklerine yeterince iyi bakamayacağı endişesi taşıyarak tereddüt ediyorlar. Biliyorum, haklısınız 🙂

Çocuklarınızın iyiliğini düşünün. Kendi ayakları üstünde durmayı ne kadar erken öğrenirlerse o kadar iyi. Biz yaşadığımız sürece onlara her zaman destek olmaya devam edeceğiz, ama bizim verdiklerimiz bir yere kadar. Bir şekilde kendi başlarına hareket etmeyi öğrenemeleri gerekiyor. Bunu aşamalı olarak öğrenecekler.

Onları hayata hem biz hem de okul, entegre bir biçimde hazırlayacağız. Umarım herkes gönlüne göre bir okul bulur 🙂
Çocukların okula gitmek istemedikleri olmuyor mu? Elbette oluyor. Bazen nedenleri belli oluyor, bazen olmuyor.

Şu 7 Yaş çok geç 5 yaş çok erkene takılmayın. Türkiye’de okula başlama ve okullaşma oranı AB’nin oldukça altında imiş. Bunu arttırmayı hedefliyorlar. Ve anladığım kadarıyla bu uzun bir maraton koşusu

Konuyla ilgili olarak Hayat Boyu Öğrenim ile ilgili bir ihaleye hazırlanmak amacıyla okuduğumuz bazı belgeleri buldum.  Bunlardan çıkarımlarımı kısa zamanda paylaşacağım.

Ayrıca bakalım okul müdürümüz  konuda bizlere ne zaman bilgi verebilecek, biz de beklemeyiz.

Reklamlar

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: