jump to navigation

Hamilelik Günlüğü 11.- 19. Hafta 28 Şub 2014

Posted by evaciton in Hamilelik, İkiz Hamileliği.
Tags: , , , , , , , , , , , ,
trackback

Hamilelik Günlüğü konusunda biraz! arkadan geliyorum ama yine de paylaşmak istedim.

İkiz bebek – evet ikiz- beklediğimiz haberini etrafımıza duyurmadan önce doktora danıştık; “Kalp atışları duyulduğuna göre artık haber vermenizde bir sakınca yok” buyurunca ortalama 7- 8 haftalıkken yakın arkadaş çevremize ikiz beklediğimiz haberini verdik.

11. Hafta; kontrolünde doktor iki ayrı plasenta içinde iki ayrı kese mevcut olduğunu, bebeklerin bir diğerinin hakkını yemeyeceği dolayısıyla bunun iyi olduğunu söyledi.

12. Hafta; Bozcaada‘ya gittiğimizde kuzucuk “Anne karnında bebek var mı?” diye tutturdu. “Neden öyle düşünüyorsun?” soruma net bir cevap vermedi. Onun yerine “Eğer karnında bebek varsa karnını okşayacağım” dedi. Dahası ne olumlu ne de olumsuz bir cevap vermeyince de “Kardeş istiyorum!!!” diye tepinmeye başladı. Ada’da yokuş çıkmak beni zorluyordu. Çok soğuk suya girdiğimden midir nedir, bir seferine elimin teki uyuştu, bir an “Acaba n’oluyoruz, normal mi?” diye tereddüt yaşadım, ama sonra kendiliğinden geçti.

13. hafta (12+ 2) kontrolümde kendisinin de iki oğlu olan doktorumuza, bu haberi kuzuya ne zaman vermemiz gerektiğini danıştık.  Beşinci ayı beklememiz gerektiğini belirtti. Bu hafta 16 Temmuz’da ense kalınlığı ve burun kemiği ölçümü yapıldı, her şey normal. Bebişlerden biri 55, diğeri 67 mm ölçüldü. İkili test yapıldı, yaş riski biraz yüksek çıksa da tahlilinin kendi risk oranı düşük, kısaca her şey normalmiş.

14. hafta (5 Ağustos 2013) tarihinden önce bir süredir gece uyku problemi (sık uyanma) ve mide yanmaları başladı, devam ediyor. Bu sıcaklarda zaten uyumak nerdeyse mümkün değil. Kuzu bile gece yarısı uyanıp anne çok terledim deyip yanımıza gelmek istiyor.

16. Hafta (15 Ağustos 2013)

Doktor kontrolü. Büyük kuzumuzdan dolayı bebeklerde böbrek takibi yapıyor. Belirginlik var ama henüz bir şey ifade etmiyor. İlerleyen haftalarda kontrole devam.

Düşük riski haricinde, normalde hamileliklerde cinselliğe izin veriliyor. Ancak söz konusu çoğul gebelik olunca doktorlar her konuda olduğu gibi bu konuda da daha fazla ihtimam gösteriyorlar. Özellikle bir ara plasentalardan biri rahim ağzına yakın gibiydi, böyle durumlarda kanama olabiliyormuş. – İnternette araştırdığımda plasenta previa, kısmi previa gibi terimler karşıma çıkıveriyor- Dolayısıyla çok istiyorsanız yumuşak yumuşak 🙂 Yumuşak kelimesini tanımla doktorcum 🙂 İyi tarafı rahim ağzında olan plasenta zamanla yukarı kayabiliyormuş, benim durumumda öyle oldu.

Çok sıcak uykumu etkiliyor. Erken uyuyorum, gece uyanıp yeniden uykuya geçemediğim zamanlar oluyor. Çarpıntılar devam ediyor, sıcaklara bağladım, geçmesini bekliyorum. Hamile kıyafeti giymemek için debeleniyorum komiğim di mi? Kilo artışıma dikkat ediyorum ama aslında edemiyorum. Nasıl normal zamanda eski kıyafetlere girebilmek bir kadın için bir zafer ise, şimdi de aynı şeyi hissediyorum. Elbette az da olsa bazı şeyler artık üstüme olmamaya başladı ve bunun gayet normal olduğunun bilincindeyim. Sadece çok fazla yeni hamile kıyafeti almadan geçiştirmek istiyorum. Önceki hamilelikten kalma kıyafetleri deniyorum. Büyük kuzumuz yazın doğduğu için kıyafetler çoğunlukla yazlık. Bakalım bedenleri ne kadar idare edecek, bakalım yeni bir şeyler satın almam gerecek mi?

Merdiven ve yokuş çıkmanın beni kötü etkilediğini, kesildiğimi söylemiştim. Nefes darlığı olasılığını elemek amacıyla doktor demir tespiti için kan tahlili yaptı, çok şükür her şey yolunda çıktı.  Bir süre sonra benim zaten tansiyonum düşük olduğu için sıcakta yokuş ve merdiven çıkmanın daha da düşürebildiğini ve çarpıntı yaptığını keşfettim.

İnternetteki bilgilere göre 16. hafta itibariyle annelerin evhamlanma dönemiymiş. Ultrason ve yapılan ikili ve dörtlü tarama testlerinin verilerini beklerken ve aldıktan sonra bile insan, bebeğinin sağlığını, ne zaman doğacağını vesaire düşünmeden edemiyor. Bayramda tatilindeyken özellikle geceleri uykum kaçtıkça aklıma bin tane düşünce gelmedi desem yalan olur. İnsan kendiyle baş başa kaldığı zamanlarda daha çok düşünüyor galiba!!!

17. Hafta ( Ağustos 2013)

İlk hamileliğimde iştahım normale göre azalmıştı ve yemeyi abartmamıştım. Bu sefer de aynen doktorun söylediği gibi -çoğul gebeliklerde mide bulantıları ve mide yanmaları tekil gebeliklere göre daha erken başlıyormuş- hem de daha yoğun olduğu için iştahım başta azalmıştı. Böylece hamileliğin başından beri 2 kilo vermiştim.

İlk hamileliğimde 34- 35. haftalarda iştahım açılmaya yüz tutmuşken, bu sefer 17. hafta itibariyle yaklaşık bir haftadır hafiften iştahımın açıldığını ve dolayısıyla kendimi frenleme ihtiyacı hissediyorum.

16. Hafta

16. Hafta

Barsak ameliyatından beri yemenin ucunu biraz kaçırınca kendimi şişkin hissetmem sebebiyle dikiş yerim (göbeğimin hemen üstü) bir kas gibi sertleşiyor.

Şişkinlik hissini sevmiyorum, öyle zamanlarda yürümek yerine yuvarlanarak gitmek ve tuvalete çıkmak ihtiyacı hissediyorum. Bu sebeple ve ikiz gebelik olması sebebiyle ani alacağım kilonun beni rahatsız edebilmesi endişesiyle kendimi frenlemeye gayret ediyorum. Bu abur cuburdan tamamen kaçındığım anlamına gelmiyor elbette. Başta verdiğim iki kiloyu geri aldım. Kısaca canım yemek istese bile midemin şişkinlik sesini dinliyorum. Diğer hamilelerde duyduğum “Canım ne isterse yedim” bana göre olmayacak gibi.

18. Hafta ( Eylül 2013)

19. Hafta ( Eylül 2013)

Tatiller kaçamakları iyiydi. Denizde olunca insan yemek sonrası şişkinliği filan unutuyor, malum denizde de uzayda olduğu gibi insan ağırlığının çoğu kayboluyor 🙂

İlk hamileliğimde yaşadığımı hatırlamıyorum ama bu sefer kabızlık yaşıyorum. Olasıymış. Ancak özelikle barsak ameliyatından buna dikkat gerekiyor. Ortalama en fazla iki günlük kabızlık yaşıyorum- fazlasında doktora başvurmak gerekiyor- şişkinliğe de katkısı olan bir durum. Activia tarzı yoğurt yemem önerildi. Kuru kayısı deniyorum, ayrıca sanıyorum şeftali ve ananas bu konuda bana iyi geliyor.

Hareket konusunu danıştığımda Yoga ve Pilates için hayır ancak havuzda yüzmeye ve yürüyüşe izin var. Bu sıcakta yürüyemeyeceğim için, iki haftadır sabahları kapalı spor salonu yürüyüş bantlarında, her sabah 30 dakikalık yürüyüşler yapıyorum. Doktora sorduğum kadarıyla 5- 6 hızına çıkanlar varmış. Normalde çıkabildiğim bir hız, ancak kendimi zorlamamak için iyi hissettiğim zamanlarda azami 4,5 hızına çıkıyorum. Onun dışında 3- 3,5 civarı iyi geliyor. Burada amaç hem vücudu ham bırakmamak, hem de biraz olsun kilomun uygun seviyede kalmasına destek almak. Günde 131 kalori ne kadar yardımcı olursa 🙂

Reklamlar

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: