jump to navigation

İkizlerde ilk aylarda hayat nasıl? 09 Kas 2017

Posted by evaciton in Anne Sütü, Doğum, Emzirme, Hamilelik, Lohusalık, İkiz Hamileliği.
Tags: , ,
trackback

Bu yazıyı ikizler 3 aylıkken yazmışım. Yani 2014 yılının ilk aylarında. “İkizlerle ilk aylarda hayat nasıl?” buyrun bir de buradan okuyun.

Lohusa Depresyonu seminerine gitmiştim. 6. haftaya kadar olabilen ortalama 10 gün kadar süren bir dönem olduğu anlatılmıştı. İlkinde girmiş miydim bilmiyorum bu doğumda depresyona girmedim, değil depresyona girmeye sezaryen sonrasında nekahat dönemi yaşamaya bile fırsatım olmadı. Olsun, kötü değil, ayaktaydım, ayaktayım, olmam lazım.

Kavram olarak lohusalık acaba ne kadar sürüyor, tam olarak hangi zamanı kapsıyor acaba? Uzun bir iç dökme yazısı oldu, nefesi olan okusun beri gelsin… İlk doğumumda Lohusa Depresyonuna ya da Sendromuna girdim mi çok emin değilim, varım yoğum bebişimin sağlığı üzerine odaklanmak idi. Çünkü doğduktan hemen sonra böbrek reflüsü teşhisi kondu. Gerçi etrafımdakiler girdiğimi söylüyorlar, zira her akşam üstü ağlıyordum. Gerçekten ağlıyordum; beliminin sırtımın ağrısından, belli bir saate geldiğimde hem ruhen hem de fiziken pilim bitmiş oluyordu, ağlıyordum. Annem ve eşim beni o an mevcut kalabalıkta izole edip sırtımı sıvazlarlardı, beni teskin ederlerdi. Bundan 5,5 sene önceydi. Hepsinin enerjisi daha genç ve tazeydi.

Aletha Solter’a göre ağlamak iyidir, vücudu dengeye getirir. Büyük kızım doğduğunda gündüzlü yardımcım vardı, uykusuz geçirilen bir gecenin ardından yardımcımız gelirdi ve ben bir sonraki emzirme veya pompaya kadar yatağa çekilirdim.

Şimdi… herkes daha bir yorgun, hepimiz öyleyiz. Şimdi 5 yaş daha fazlamız var, enerji galiba daha düşük. Eşim gece bebeklerden biri avazı çıktığı kadar ağlasa bile ancak duyuyor da uykusundan uyanıyor. Annem desen artık az çok sağlık problemleri var. Yardımcı oluyorlar ama ikisinin de bir yere kadar yetiyor nefesleri.

Şimdiyse yatılı yardımcımız var. Sonuçta geceleri uykusuz kalan biri var, duruma göre bazen benimle birlikte, bazen benim yerime. Bebeleri uyutuyor, gazlarını çıkarıyor.

Günlük Rutin

Bebeler 2 Nisan’da 3 aylık oldular. Bir günün düzenine bakıyorum; bir süredir akşam uzun uyusunlar diye banyo yapıp, besleyip uyutuyoruz. Böylece 20:00- 22:00 arası gece uykusuna geçiyorlar. Gece sabaha kadar ortalama 2 – 3 (Örneğin 2, 5, 8 şeklinde) kere uyanıyorlar. Sabah emzirmesinden sonra eğer uykum varsa ve ortam müsait ise uyumaya bakıyorum. Bazen müsait olmuyor erken kalkıp güne kahvaltıyla başlıyorum. (Eskiden gün içerisinde mutlaka uyurdum, şimdi ancak fırsat olursa uyuyorum. yardımcımız gece uykusuz kalabildiği için gündüz ben gayret içinde oluyorum. Yine de bazen dayanamayıp uyuyorum.) Sırayla kahvaltı ediyoruz, duruma göre ya yardımcımız ilgileniyor ya da kahvaltı ederken miniklerden biriyle ilgileniyorum. Miniklerin sabah ve öğleden sonra uzun birer uykuları var. Emiyorlar ve mama alıyorlar. Vaktim kalırsa sağıyorum. (Öncesinde düzenimiz farklıydı; BKZ Emme Grevi, Memeye Geri Dönüş)

Günlük rutinimiz içinde eğer hava güzelse gün içinde bebeleri dışarı çıkarmaya gayret ediyorum. Parkta karşılaştığım iki üç komşuyla sohbet edebilmek küçük bir nefes oluyor. Bazı günler dışarıda işlerim oluyor, yardımcımız tek başına başa çıkamaz diye bebelerin uyumasını bekliyorum. İkisi birden ya da en az biri uyuduğu zaman hemen çıkıyorum, ya markete gidiyorum, ya başka işlerimi hallediyorum. Zaten bir kere dışarı çıksam o kadar hızlı hareket etmek zorundayım ki döndüğümde artık o gün ikinci bir aktiviteye halim kalmıyor. Günde iki aktiviteyi aynı anda kaldıramıyorum.

Hafta içi akşamüstü büyük kuzumuz okuldan geldiğinde ona ayrı vakit ayırmak istiyorum. Halim varsa onunla ilgilenmeye gayret ediyorum. Onu parka çıkarmak, varsa birlikte kahvaltı etmek, ödev yapmak, sonra birlikte çizgi film seyretmek. Ardından yemek ve yatağa hazırlık.

Babamız geç geldiğinden birlikte masaya oturamıyoruz. Büyüğün yemek ve yatağa götürmek seansları beni gerçekten zorluyor. Masada oturmamak için kırk bahane üretiyor; su içmek, tuvalete gitmek, kalkıp başka bir şeyle ilgilenmek hatta dans etmek, bazen de illa çizgi film karşısında yemek- Sadece tatil günleri televizyon karşısında yemek yemesine izin veriyoruz- Hal böyle olunca yemek bitsin diye ben yediriyorum.

İşte bu yüzden babası veya anneannenin olduğu günleri iple çekiyorum, çünkü hem bebeleri yıkamak hem yemek benzer zamana gelince benim pilim bitiyor ve sabrım zorlanıyor.

Tek başına odasında da oynuyor, ancak bir oyuncakla işimiz bittikten sonra yenisini almadan olanı yerine koyuyoruz kuralını bir türlü işletemiyoruz. Hal böyle olunca oyun sonrası odasının aldığı şekil muhteşem oluyor. Yoruluyorum deyip toplamıyor, sürekli kuralları hatırlatmak gerek, yoruluyorum.

Başlarda okuldan geldiğinde beni ya bebelerle görüyordu ya da pilim bittiğinden ona tanımlı çizgi film saatinde yanında kıvrılıp uyuyakalıyordum. Sonunda bir gün bana “Anne hep uyuyorsun, uyuma” deyiverdi. Böyle zamanlarda etraftan “Annen uyuyor uyandırma” uyarılarına rağmen kasıtlı olarak beni uyandırıyor galiba.

Bu rutinde yemek sonrası kuzuyu erken yatırmaya bakıyorum; hem o uykusunu alsın hem de ben biraz dinleneyim, biraz da eşimle başbaşa vakit kalsın diye. Eşim erken gelirse ne ala, o zaman kuzuyu yatağa hazırlamak, diş fırçalamak, ona kitap okuma görevini paslıyorum. ama genelde geç geliyor. Ancak kuzumuz yatağa erken yatsa bile biz başında beklemediğimiz için en az bir saat oyalanıyor, ve bu sadece yatakta değil, odanın içinde geziyor, birden yanımızda bitiveriyor gibi örneklerimiz var. Bazen diyorum tamamen kendi haline bıraksam ve hiç karışmasam kaça kadar ne yapar? Muhtemelen kendini çikolata veya bisküviyle doyurur, ama uyku konusunda ne yapar bilemiyorum.

Bazı akşamlar ben de bebeler uyur uyumaz dayanamayıp yatıyorum. Bazı eşimle saat 23’e adar dayanıp biraz vakit geçiriyoruz. Bazen ben daha bebelerin akşam beslemesini yaparken eşim “Ben içeri geçiyorum” demiyor mu, benim bütün sinirlerim zıplıyor. Biliyorum çalışıyor, çok çalışıyor, ama benim onunla birlikte vakit geçirmeye de ihtiyacım var. Bu baş başa vakitler ancak birlikte markete giderek, belki akşam işten makul zamanda gelebiliyorsa birlikte yemek yiyebilmek, yorgun değilsem birlikte TV seyrederek oluyor. Benim kendi başıma da vakit geçirmeye ihtiyacım var.

O da bazen kendine deşarj olmak için vakit ayırmak istiyor, işte o zaman zaten kısıtlı vakit olduğu ve  bana ya da kendine uyuyarak vakit ayırmadığı için sinirlerim zıplıyor.

Havalar ısınmaya başladığında kuzu için spor ve sanat aktivitesi ayarlamaya başladım. Anneanne işe başladığı için o da kendine ayıracak vakit istiyor elbette. Ancak başta , hafta sonu bebeklerle ilgilenmesi konusunda bir söz almıştık ondan. İlgilendiğinde biz de kuzuyu arkadaşlarıyla buluşturuyoruz ya da bir etkinliğe götürmeye gayret ediyoruz. Kuzu da ilk ayda anneannenin bizimle olmasına alıştı, belli günlerde gelip bizde kalıyor, kalmayınca ya da gelmeyince kuzu üzülüyor ve sürekli onu soruyor. Geldiğinde de ona hemen yüz vermiyor, ama sevincini gösteriyor. Gelgelelim anneanne biraz bebeklere yüz verirse ve örneğin düzgün yemediğinde kızarsa ona “Sen beni sevmiyorsun seni istemiyorum” deyiveriyor.

Hafta sonları pazar günü ailecek birlikte vakit geçirebildiğimiz tek gün, benim için bir tatil, bir nefes, yardımcımız olmadığı gün elbette yoruluyoruz ama birlikte olmaktan mutluyuz. Hafta sonları genel olarak sabahtan akşama hareket halindeyiz. Örneğin geçtiğimiz hafta sonu kuzumuzun okulunda aile aktivitesi vardı. İlk defa iki saatlik bir aktiviteye katıldık, ve tamamına katılmadığım halde yoruldum, eve döndüğümüzde yemek yedik ve ailecek uyuduk. Demek ki henüz kendim için hafif bile olsa sportif faaliyet henüz mümkün olmayacak. Beslenme saatleri şaşmadığı zamanlarda evde olmadığım zamanlar için süt sağıyorum.

Büyük kuzuda 3,5 ayda süt olayımız bitmişti çünkü 2,5 ay civarı emmeyi artık reddetmişti. Emme Grevinden sonra Memeye geri dönen bebişlerimizi 3 aydır emzirdim, daha da emzirmeye devam etme gayreti içindeyim. Umarım onları en az 6 ay emzirebilirim, hatta bir süre daha devamı gelse memnun olurum.


Tırlatmaya Az Kaldı

Her ne kadar eşim, annem vs varlıklarına şükretsem de bazen onlara kızmadan edemiyorum. Özellikle son bir haftadır bazı unsurların bir araya gelişi sinirlerimi zıplattı. Öncelikle hem annem hem de eşim hafta sonu için benden bağımsız olarak program çıkarttılar, böyle zamanlarda kendimi kızgın hissediyorum; çünkü yukarıda da yazdığım üzere eşimin erken geldiği akşamları ya da annemin akşam ya da hafta sonu bana geldiği günleri iple çekiyorum. Geldiklerinde biraz olsun yükümü hafifletiyorlar, psikolojik olarak nefes aldığımı hissediyorum. Geç geldiklerinde ya da gelmediklerinde psikolojik olarak çöküyorum sanki. Eşim eve geldiğinde bebekleri gaz çıkarmak için tutması, bir sefer suyu ondan isteyebilmek, kuzumuzla masada birlikte yemek yiyebilmek, onu eşimin yatırması benim için küçük ama büyük özgürlükler.

Yardımcımız ne kadar da olsa evin içinde bir yabancı. Onun yanında eşimle tartışamamak ta beni geriyor, çünkü biliyorum ki tartışsak ikimiz de konuşup rahatlayacağız, ama yapamıyoruz. Yani o haftada bir gün izin aldığında sadece onun için değil, bizim için de kendi evimizde aldığımız rahat bir nefes. Her ne kadar bebeklerle yine yorulsak bile o yokken biz bir başka nefes alıyoruz, birbirimize vakit ayırabiliyoruz, evimizde daha rahat hareket edebiliyoruz.

Geçtiğimiz hafta ilk defa tatil gününde bizimle kalması gerekti, seçimlere bebekleri sürüklememek açısından iyi oldu, ama ben kendi evimde kendimi rahat hissetmedim. Bu bile benim için stres sebebi oldu. İşe başladığından beri her ay bir sebepten gitmesi gündeme geliyor. Bazen konuşmaları ve saptamaları beni rahatsız edebiliyor, geriliyorum. Eşimden çok onun yüzünü görüyorum bütün gün. Fazla yüz göz olunuyor ister istemez. Bazen arada anne veya eş gibi bir tampon bölgeye ihtiyaç duyuyorum işte böyle zamanlarda.

Lohusalığımda sadece oğlum için ağlamıştım. Kuzumuzun doğduğu dönemdeki kadar ağlamadım ama bu aralar ağlamaklıyım. Çekip başımı gidecem buralardan demeye başladım. Evimizi derleyip toparlayan diğer hanım da bu günlerde bir hoş, habire bir şeyler unutuyor, alıngan vs. Onun peşinden bir de evi kontrol etmek, eksik saptamak istemiyorum, istiyorum ki her şey hallolsun, ona da sinirleniyorum, çünkü beni yıpratıyor. Kuzumun yememe, yatmama halleri de beni yoruyor ve geriyor. Bugünlerde birilerine parlarsam o kişiler hiç şaşırmasınlar. Zira tırlatmaya az kaldı, doktorum nerde? ——————————————————————————–

Eşimin rahatlamaya ihtiyacı var, ya benim?

Geçen gün bir arkadaş toplantısında beyler bir araya gelip sohbet ediyorlardı. Biz hatunlar aramızda bebeleri paylaşıyorduk. Bir ara eşime ihtiyaç duydum ve çağırmak istedim, çalışan hanım arkadaşlardan biri “Eşinin de rahatlamaya ihtiyacı var”” deyince patladım “Ya benim?” dedim.

Aynı günün akşamı artık pilim bitmişti, yorgundum ve belim ağrıyordu. Eve döner dönmez bir şeyler atıştırdım ve yatağa çekildim. Hanımlar çalışsalar bile erkeklerine nefes aldırtmak onlar için kabul edilebilir bir şey sanırım. Ben hayat ve çocuklar müşterektir diyorum. Bu konuda klasik kadın erkek rollerine hiç bir zaman girmedim bu saatten sonra da giremem.

Sonuçta herkes gün içinde farklı şekillerde yoruluyor ve nefes ihtiyacı doğuyor. Bu durumda birbirimizle konuşarak ve yardım ederek destek olabilmeliyiz.

Çocuklarımı çok seviyorum, onların sağlığı benim için çok önemli. Günün sonunda çalışan eşim ve çalışan annem gibi benim de deşarj olmaya ihtiyacım var. Eşimle baş başa sohbet etmeye ihtiyacım var.

Ne diyor psikologlar, uçakta bile maskeyi önce kendinize sonra çocuklarınıza takın. Yapabiliyor muyum? Çok emin değilim. Ne yapmam lazım bilemiyorum.

Çocuklar biraz daha büyüyüp gece uykuları düzene girdiğinde kısmetse gündüzlü yardımcı almaya niyetim var. İşler yine yürüsün, yine birileri bana destek olsun ama herkes kendi evini bilsin rahat olalım istiyorum.

Reklamlar

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: