jump to navigation

Yabancılar için Çalışma İzni -Work Permit 23 Şub 2012

Posted by evaciton in Uncategorized.
Tags: , , , , , ,
add a comment

English version below

Yabancıların Çalışma izinleriyle ilgili başvuru sistemi Şubat 2018 itibariyle değişmiştir. Buna göre (daha&helliip;)

Reklamlar

İkiz hamileliği nasıl geçti? 13 Mar 2019

Posted by evaciton in Hamilelik, İkiz Hamileliği.
Tags: , , , ,
add a comment

Yazıp taslakta bırakmışım, paylaşayım, taslaktan çıksın 🙂

Her hamilelik olduğu gibi.çoğul gebelikler de farklı farklı olabilir. Bu benim deneyimim. Her iki doğumum da sezaryenle oldu, zira ilk doğum sezaryenle olunca, ikinci gebelik çoğul olunca doktorcum risk almak istemedi. (daha&helliip;)

Çocuklar büyürken, biz yaş alırken hayatımızın akışı 2 11 Mar 2019

Posted by evaciton in Uncategorized.
add a comment

Yazının öncesi için tıklayınız….

Tarih 2 Kasım 2017…

Görünen o ki bu yazının girişini ikizler 1 yaşındayken yazmışım. Bugünlerde büyük kızımız 9 yaşını ve ikizler ise 3,5 yaşını biraz geçtiler. İkizlerin bir yaşına kadar benim için uykusuzluk en zorlayıcı etken idi. Ancak o zaman büyük kızım için faaliyet ayarlamak ve onu getirmek götürmek bile benim için biraz nefes alma fırsatı oldu diye düşünüyormuşum. Şimdi ise tersi durumdayım. Yardımcı olmadan tek başıma hareket etmek -ki ben buna “taşıma suyla değirmen döndürmek” diyorum- beni yormuş, şimdi idrak ediyorum.  1,5 yıl boyunca büyük kızımı faaliyete getirip götürmek için ikizleri organize etmek beni yormuş.

2016 Aralığında birden bire tansiyon ile tanıştım. Meğer o da enerjimi düşürmüş, bedenimi yormuş ve beni çabuk sinirlenen biri yapmış.

Mayıs 2017’de yazdığım yaş dönümü ve sorgulama yazıma bakınca çocuklarla belli bir rutin içinde gittiğimi ve git gide kendi içime daralıp küçüldüğümü görüyorum.

Büyük kızımızı doğduğundan itibaren sepet gibi her yere taşırdık. Hatta o zaman bir günde kaç faaliyete yetişme performansımıza bizden daha genç olan arkadaşlarımız hayret ederdi.

İkizlerden sonra hayatımızı düzen ve huzur adına rutinlere oturttuk; yemek saatleri, uyku saatleri. Hatta bununla ilgili bir kitap bile okumuştum. Bu sayede büyük kızımızın, hatta bizim bile uyku saatlerimiz ve yemek saatlerimiz belli rutinlere oturdu. Alışık olmadığımız bir düzen içine girdik. İkizleri öyle sepet gibi her yere taşımayı istemedik/ istemedim. Büyük kızım zamanında sıklıkla babam anneanne veya babaanne ziyaretleri yapardık, bu bile büyük ölçüde azaldı. Sırf büyük kızım bebekken uyudu diye gittiğimiz yerde kalmalar ise sıfırlandı diyebiliriz.

Misafirliğe gitmeler ve hatta misafir çağırmalar en az düzeye indi, hatta neredeyse sıfırlandı. Çünkü ben kendimi yorgun hissediyordum. Ancak yardımcımız olduğu zamanlarda minimum düzeyde misafir ağırladık.

Yaş aldıkça, bazı sağlık problemleri çıktıkça insan yavaşlama ihtiyacı duyuyormuş. Aşağıda bahsettiğim koşullar da değiştikçe insan sanki daha bir kendi içine dönüyor ve huzur arıyor.

Büyük kızımın ana okulundan edindiğimiz sabit grup arkadaşlıkları da herkesin farklı okullara gitmesiyle, muhtemelen ortak noktalar azaldıkça ve başka bazı koşullar sebebiyle zaman içerisinde sönümlenmeye, azalmaya, kopukluklar başladı.

Yeni okullar vesilesiyle yeni insanlarla tanışma ve görüşme fırsatı yakaladık. Bütün insan ilişkileri gibi hepsi inişli çıkışlı gidiyor.

Çoğu zaman insanların bir araya gelmesini ya ben ya da eşim organize ederdik. Böylece farklı çevrelerden insanlar bir araya gelirlerdi, ancak zamanla görüyorum ki bir araya gelenler kendi aralarında ilişkiye devam ederlerken biz aşamalı bir biçimde devreden çıkmışız ve eskisi gibi samimiyetle görüşemiyoruz ya da görüşme tamamen kesilmiş. Kabullenmek istemediğim şeylerden biri de buydu….

Herkese eşit mesafe ve açıklıkta davranırken, bir gün aniden insanların bana benim gösterdiğim açıklığı ve samimiyeti göstermediklerini fark ediyorum. Bir aydınlanma yaşıyorum ve samimiyetsizlikleri fark ettiğimi etrafımdakilerin fark etmediklerini sanıyorum. Çocuklarımın sosyal hayatına önem verdiğim için yeri geldiğinde nezaket gösteriyorum. Ama şart mı, onu bilmiyorum, nezaket gösteren çok insan kaldığını sanmıyorum. Ama ben böyle yetişmişim, ya da belki de mayamda varmış herhalde bundan sıyrılamıyorum.

Çevre değişimi, ortaokuldan beri benim için her zaman cesaret edebildiğim radikal değişimlerden biri olmuştur. Yanında rahat olmadığım insanlarla birlikte olma zorunluluğunu hiçbir zaman hissetmedim. Kendime bir kaç gömlek dar gelen ortamda durmadım. Her zaman cesaretle yeni ortam arayışına girdim.

Ancak şimdilerde etrafımda bazı insanların çocukluk arkadaşlarıyla hala görüşüyor olması gıpta ettiğim özelliklerden biri oluyor. Çocukluktan tanıdıklarımla bağımızı, bir sebeple sürdüremediğimizi, zamanın akışında koşullar değiştikçe çoğuyla koptuğumuzu anlıyorum.

Ama gel gelelim insanın çocuğu olunca bu durum değişiyor. Farklı durumlara adaptasyon gerektiriyor. En azından ben, çocuğum için fedakarlık yapmam gerektiğini düşünüyorum. İşte nezaketim ve az konuşmam bu yüzden. Kimsenin peşinde koşmuyorum artık, görünen o ki kimse de benim peşimde koşmuyor.

Elbette her insan gibi ben de aranmayı arzu ederim.

İnsanlarla ilişki kurabilmek çaba ister. Şimdiki arkadaşlıklarda ben bunu çok göremiyorum. Her şey ortak menfaatler ile ilgili. Ben 3 çaba gösteriyorsam karşımdaki de en az 1 çaba göstersin arzu ediyorum. Sosyal medya gibi, ilişkiler de sabun köpüğü misali ne yazık ki…

Umarım çocuklarımızın dostlukları daha kalıcı olur. Bazen fark ediyorum ki çocukların ilişkileri sırf ebeveynleri yüzünden zedeleniyor. Ne yazık!

Ama bir zaman gelecek, onlar da büyüyorlar, ve bizim ailecek görüşmemize (anlaşmamıza) gerek kalmadan onlar kendi programlarını yapmaya başladıklarında, ebeveyn faktörü ortadan kalkacak, yaşasın. Kısaca ümidim var 🙂

Tarih 2019 Mart

İkizler 5 yaşı bitirdi, büyük kızım 10,5 yaşında bir ortaokul öğrencisi.

Sosyal faaliyetleri mümkün mertebe yakın mekana kadar iyice daralttık, yine de koşturmalarım var. O da ayrı bir yazı konusu olsun.

İkizler büyüyünce ne düşünecek bilmiyorum ama hala büyüğün peşinde koşuyor hissediyorum kendimi. İkizler sanki kendi yağlarında kavrulurken büyüyorlar gibi geliyor bana.

Tabii artık onların da faaliyetleri ufaktan başladı. Tek fark, eskiden herşeye ya ben tek başıma koşuyordum, ya da ailecek birlikte gidiyorduk, şimdi artık babayla bölüşmeye başladık.

Kısaca koşturmaca ve yorgunluk daim, Biz anneler ilk olarak maskeyi kendimize takmayı hep unutuyoruz, çocuklarımızın etrafında dönüyor bu dünya.

Çocuklarımız büyürken, biz yaş alırken hayatımızdaki değişimler 06 Mar 2019

Posted by evaciton in Acemi anne ve babanın günlüğü, İkizler.
1 comment so far

Neredeydik, nerelere geldik….

Daha dün bekardık, evlendik, barklandık, çoluk çocuklandık.

Biri daha dün 3 yaşındaydı, bugün 6,5 oluverdi. Onu bırak yeni doğmuş ikizlerimiz hangi ara gözümüzü kapattık ta 1 yaşına geldiler.

2014 bitiminde yazmaya başlamışım, bir kaç seferde yazdığım yazılardan….Haliyle biraz uzun oldu, demedi demeyin….

Bir yandan zaman akmıyor, diğer yandan bebeklerim gözümün dizimin dibindeler yine de anlamıyorum zaman ne çabuk akıp gidiyor. (daha&helliip;)

Kulak Deldirme Vol. 2 05 Mar 2019

Posted by evaciton in Uncategorized, İlkler.
Tags:
add a comment

İkizlerden küçük kızımızın kulak deldirme hikayesi pek te ablasının kulak deldirme hikayesi gibi olmadı, bakınız Kulak deldirme (daha&helliip;)

İlk 3 Boyutlu Sinema Deneyimi- 5 Yaş 04 Mar 2019

Posted by evaciton in Uncategorized.
add a comment

2019 Sömestr tatilinde ilk defa 3 boyutlu sinema deneyimi, yaşadık.

(daha&helliip;)

46 Aylık> Çiş tamam, kakada bir adım attık….#twins #ikizler 17 Kas 2017

Posted by evaciton in Tuvalet Eğitimi, İlkler.
add a comment

Küçük kız Şubat 2017’de tuvalet olayına başladı, ve devam etti. Başlangıcı 37 Aylık> Tuvalet Eğitimi #twins #ikizler  yazısında bahsetmiştim. Bez çıktığı için yazın da rahat rahat arada büyük havuzda yüzebildi. Ufak tefek kazalar oldu elbette. (daha&helliip;)

İkizlerde ilk aylarda hayat nasıl? 09 Kas 2017

Posted by evaciton in Anne Sütü, Doğum, Emzirme, Hamilelik, Lohusalık, İkiz Hamileliği.
Tags: , , ,
add a comment

Bu yazıyı ikizler 3 aylıkken yazmışım. Yani 2014 yılının ilk aylarında. “İkizlerle ilk aylarda hayat nasıl?” buyrun bir de buradan okuyun.

Lohusa Depresyonu seminerine gitmiştim. 6. haftaya kadar olabilen ortalama 10 gün kadar süren bir dönem olduğu anlatılmıştı. İlkinde girmiş miydim bilmiyorum bu doğumda depresyona girmedim, değil depresyona girmeye sezaryen sonrasında nekahat dönemi yaşamaya bile fırsatım olmadı. Olsun, kötü değil, ayaktaydım, ayaktayım, olmam lazım.

Kavram olarak lohusalık acaba ne kadar sürüyor, tam olarak hangi zamanı kapsıyor acaba? Uzun bir iç dökme yazısı oldu, nefesi olan okusun beri gelsin… (daha&helliip;)

Bi yaş dönümü, bir sorgulama, annelik #anneolmak #kadınolmak #kişiselgelişim #benkimim #mentorluk 11 May 2017

Posted by evaciton in Uncategorized.
Tags: , , , , , , ,
1 comment so far

Uzun bir yazı, şimdiden uyarayım….

Bir ay kadar oldu olmadı, bir mentorluk eğitiminde bulundum. Eğitmen arkadaşın bahsettiği ve benim için en vurucu noktalardan biri olarak 43-45 yaşın bir dönüm noktası olduğunu ve aslında bu dönemde mentorluk alabilmenin önemini anlattı. (daha&helliip;)

37 Aylık> Tuvalet Eğitimi #twins #ikizler 26 Nis 2017

Posted by evaciton in Tuvalet Eğitimi, İkizler.
Tags: , , ,
add a comment

İlk gelişme olarak uyku ve ikinci gelişme olarak emzik ve biberon konularını yazmıştım sıra tuvalet eğitimine geldi.

Evet, yeni ama illa alışıldık bir tuvalet eğitimi yazısı. Neden derseniz, eski yazılara bakıyorum da, büyük kuzunun da tuvalet eğitimini bu aylarda çözmüşüz sanki, ya da en azından 37. ayda yazmışım tuvalet eğitiminde son durum diye. (daha&helliip;)

Uyku, ah uyku, vah uyku #twins #ikizler 27 Şub 2017

Posted by evaciton in Uyku.
Tags: , , , ,
add a comment

Uyku, uykunun düzene girmesi mi girmemesi mi….?

Aslında gelişmelerimizden ilki; uykuyu eskisine göre nispeten düzene sokmamız oldu. Aşağıda bahsi geçen tarihten beri hala tam oturmadı, çünkü herkes uyumamak için kırk takla atarken, biz de yeni taktikler üretmeye çabalıyoruz. Daha da komiği büyüğün de benzer biri durum içinde olması, biz ikizleri uyutmaya çalışırken onun da talepleri bitmiyor, uykum yok diyor, etrafta dolaşıyor, su istiyor, tuvalete gidiyor ve böylece kısmi olarak uyku zamanını sabote etmeyi başarıyor…

Ardından sırayla önce emzik ve biberon bırakma devreye girdi. Şimdi de Şubat ortası itibariyle tuvalet eğitimi. (daha&helliip;)

%d blogcu bunu beğendi: